AYLIK BİLİŞİM KÜLTÜRÜ DERGİSİ

63

2014 ARALIK

62

Arkeoloji ve bilişim 
teknolojilerinin yakınsaması

S. Vedat Karaarslan

ODTÜ MODSİMMER Müdür Yardımcısı

[email protected]

K

ültürel mirasın korunmasına yönelik eserleri korunması, bakımı ve analiz edilmesi için 

esere zarar vermeden gerekli çalışmaları yapmak esastır. Bunun için arkeolojik eserlerin 

korunması için daha çok kimyevi ve fiziksel çalışmalara dayalı olarak arkeometri alanında 

uygulanan yöntemlerin yanında bilişim teknolojilerine dayalı yöntemler de son yıllarda gerek 

arkeoloji gerekse bilişim teknolojileri alanında sıklıkla uygulanır hale gelmiştir. Bunların başında gelen 

sanal gerçeklik alanında arkeolojik eserlerin 3 boyutlu sanal gerçeklik ile görüntülenmesinde kullanılan 

VRML (Virtual Reality Modeling Language) yazılım dili, etkileşimli vektör bilgisayar grafik oluşturarak 

arkeolojik nesnelerin internet tabanlı ortamlarda yayınlanmasını sağlar. 

Bu yöntem arkeolojik nesnelerin sanal ortamda 3 boyutlu görüntülemesini sağladığı gibi megalitik 

anıtların, çanak çömleklerin , antik müzik aletlerinin ve müzelerdeki eserlerin simülasyonu ve modellenmesi 

ile sit alanlarındaki yıkıntı bina ve eserlerin rekonstrüksiyonunun yapılmasında da kullanılır. İnternet 

üzerinden sanal gerçeklik ile 3 boyutlu gösterim ile ilgili olarak 2008 yılında kurulan Web 3D Consortium 

bu çalışmaları uluslararası düzeyde standardizasyonunu sağlamak için çalışmaktadır. Artırılmış 

Gerçeklik (AG), bilgisayarlarda hazırlanmış içeriklerin gerçek hayatımızdaki objeler ile birleştirilerek 

gösterilmesidir. AG, arkeolojide örneğin bir sit alanındaki binanın eksik kısımlarının bilgisayarlarda içerik 

olarak oluşturulması ve gerçek binanın kalıntıları ile ses de dahil olmak üzere görüntünün bütünleşik 

olarak izlenebilmesini sağlar. Hareket Yakalama (HY) sistemleri 3 boyutlu modelleme çalışmalarında 

insan hareketlerini kayıt ederek gerçekçi animasyonların bilgisayar ortamlarına aktarılmasını sağlayan 

bir teknolojidir. Arkeolojide hareket yakalama sistemleri etnoarkeoloji alanında dans figürlerinin ya da 

bir eser üzerindeki tekrarlanan figürlere hareket kazandırılarak izlenmesini sağlayabilir.

Uzaktan Algılama sistemleri arkeolojide uydular üzerinden olabileceği gibi girilmesi zor antik mağara 

gibi yerleşim arkeolojisine yönelik olarak ‘sensör’ gibi elektronik aygıtların kullanılarak veri toplanmasını 

sağlar.  Bir antik eserin ya da bir binanın laser ışınımı kullanılarak taranması ve buradan yansıyan ışınların 

bir fotodiyot ile toplanarak gösterimi arkeolojide sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Küresel Konumlama 

Sistemi (GPS) bağlantılı GIS uygulamaları ile arkeolojik alanların topoğrafik yapısının çıkarılması ve 

buluntuların konumlandırılması son yıllarda özellikle uzay arkeolojisi bağlamında arkeoloji dünyasında 

önemli yer tutmaktadır.

Bu çalışmada kültürel mirasın korunması anlamında arkeoloji ile bilişim teknolojileri arasında  

yakınsamanın nasıl yapılabileceği ile ilgili bir farkındalık oluşturulabileceği tartışılmıştır.

Sanal gerçeklik ve arkeoloji

Arkeolojide VR nin kullanımı yer yüzeyi, kazılar, binalar, şehirler ve arkeolojik buluntunun bulunduğu 

çevrenin bilgisayar teknolojileri kullanılarak simülasyonu ile yapılır. Bu alanda yapılan ilk önemli 

çalışmalardan biri The Southampton York Archaeological Simulation System (SYASS) projesidir. SYASS 

projesi ile arkeoloji öğrencileri önceden bir kazının içeriği (context) genişliği (horizon) ve locus (kazının 

kültür tabakası) gibi kazı tekniği ve kazıda uygulanacak stratejilerin 6 seviyeden oluşan bir model 

üzerinde simülasyonunu yaparak buradan elde ettikleri bilgiler ile gerçek kazı alanına gitmektedirler. [3, 

4, 5] SQL standardında bir veri tabanı yönetimi sistemi ile SYAAS projesi ile arkeolojik verilerin bir veri 

tabanında depolanması ve sorgulanması yapılabilmektedir. UCLA (University of California, Los Angeles) 

da 1997 yılında sayısal bilişim teknolojileri ile arkeolojinin yakınsamasının yapılması amacıyla bir Cultural 

Visualization Laboratory kurulmuştur. Gözlük (goggle), eldivenler (gloves) ve görselleştirme (rendering) 

teknolojilerindeki gelişmelerin 1990-2000 yılları arasında sanal gerçeklik uygulamalarında daha fazla 

kullanılıyor olması arkeolojide bu alanda daha fazla proje üretilmesini sağlamıştır. 

Sanal gerçekliğin kültürel mirasın görselleştirilmesi açısından dönüm noktası San Fransisco ‘daki 

Linden Laboratuarlarında yazılan Second Life adlı programın arkeolojide de uygulanması olmuştur.

[6] Bu program ile bilgisayarlarda kullanıcılar, kendi avatarlarını oluşturup istenilen müze, ören yeri 

ya da bir arkeolojik alanda 3 boyutlu olarak gezinti ve interaktif olarak bir senaryo üzerinden gözlem 

yapabilmektedirler. Second Life uygulamasının Çatalhöyük’e tipik bir uyarlaması olarak Berkeley 

Üniversitesi tarafından yapılan OKAPI (Open Knowledge and the Public Interest) [7] projesidir. Bu proje ile 

1960 yılında Çatalhöyük’te kazı yapan James Mellaart’ın çalışmaları 3 boyutlu olarak görselleştirilmiştir.

Artırılmış gerçeklik ve arkeoloji

Artırılmış gerçeklik bilgisayarlarda oluşturulan modellerin gerçek hayatımızdaki objeler ile 

birleştirilerek görselleştirilmesidir. (Şekil 1) Olympia’da bulunan soldaki resimde görülen bir bazilikanın 

sağdaki resimdeki gibi tamamlanarak bilgisayarda artırılmış gerçek görsel resim elde edilir. Bu çalışmada 

ARCHEOGUIDE programı kullanılmıştır. [8]