AYLIK BİLİŞİM KÜLTÜRÜ DERGİSİ

69

2014 ARALIK

68

LiDAR 2006 yılında Austrian Science Fund tarafından ‘LiDAR Supported Archaeological Prospection 

in Woodland’ adlı bir projede ilk kez kullanılmış ormanlık alanların tespit edilmesinde başarılı olmuş bir 

sistemdir. ALS taramasında elde edilen işlenmemiş ham veriler DSM (Digital Surface Model) ve DTM 

(Digital Terrain Model) e çevrilerek arazinin yüksek çözünürlüklü olarak görüntüsü elde edilir.[14]

ALS sistemlerinde kullanılan algılayıcılar (sensörler), konvansiyonel sensör ve tam dalga sensörler 

(full wave) olmak üzere iki çeşittir. Konvansiyonel sensörler, herhangi bir nesneye gönderilmiş olan 

sinyalden 4 farklı yansıma sinyalini detektörler ile algılayarak 3 Boyutlu görüntü elde edilir. Tam dalga 

sensörler ile 1 nano saniyelik aralıklar ile havadan nesnenin taranması ile elde edilen yansıyan sinyallerin 

bir detektörde toplanarak görselleştirilmesi gerçekleştirilir.

LIDAR ile gönderilen ve yansıyan sinyallerden su yüzeyi, su ortamında bulunan herhangi bir nesne ve
suyun dip kısımları olmak üzere elde edilen tarama sinyallerinin de görüntülenmesi yapılabilmektedir. 

(Şekil 8) 

Şekil 8. LIDAR sistemi ile gönderilen lazer sinyali (solda) ve foto detektörle yansıyan sinyalin 

algılanması (sağda)

Bu grafiklerden görüleceği üzere sinyal su yüzeyinden 4260 ns de dip kısmından ise 4270 ns sonra 

yansımıştır. Su içindeki herhangi bir nesneden ise yansıma süresi yaklaşık 4265 ns sonradır ki bu 

değer suyun içinde bazı nesneler olabileceğini göstermektedir. Bu nesnelerin büyüklüğü ise taraması 

yapılan bu noktaların uygun yazılımlar kullanılarak bilgisayarlarda DSM ya da DTM yöntemleri [15] 

kullanılarak arazinin yükseklik modeli DEM (Digital Elevation Model) çizilir ve bir ekran üzerinde 3D olarak 

görselleştirilir. (Şekil 9)

Şekil 9. Lidar ile bir tarama sonucu elde edilen görüntü çıktısı [16]

Arkeolojide Infrared Fotoğrafcılık

Arkeolojik amaçlı fotoğrafçılıkta elektromanyetik spektrumun 0.73-1000 μm arasındaki infrared 

(kızılötesi) dalga boyu sınırı içinde yüzey araştırmaları açısından en iyi veri elde edilen ışınım NIR bandıdır.

Tablo 1 Infrared Işınım Dalgaboyları

Genellikle fotoğrafçılıkta Yakın (Near, 0.73 μm- 5 μm), Orta ( Mid, 5 μm- 30 μm) ve Uzun (Long, 30 μm-

1000 μm) dalga boyları kullanılır. Bunlardan Orta ve Uzak (Far) dalga boyları ısıl özellikli (thermography) 

amaçlı olarak kullanılır ve normal bir IR film ya da sayısal bir fotoğraf makinesinde kullanılamazlar, ancak 

fotoğraf amaçlı olmayan uygulamalar için kullanılabilirler. Bununla birlikte 730 nm -1350 nm arasında 

fotoğrafik amaçlı görüntüleme yapılmakla birlikte normal sayısal fotoğraf makinelerinin ise en üst sınırının 

925 ya da 1000 nm ye kadar fotoğraf çekebilmeleri mümkündür. Clark (1999) 0.5 μm-2.5 μm arasındaki 

(500 nm-2500 nm) dalga boylarında yansıyan infrared ışınımın grafiğini aşağıdaki gibi vermektedir. (Şekil 

10)

Şekil 10. Fotosentezli alan (yeşil vejetasyon) fotosentezsiz alan (kurak vejetasyon), ve toprak özellikli 

yüzeylerin dalga boylarına göre yansıtma oranları (Clark 1999)

Grafik değerlerine göre yeşil vejetasyon alandaki bitki pigmentleri içindeki klorofil NIR ışınımını çok 

güçlü olarak yansıtır. Yansıyan bu ışınım IR renkli film üzerinde parlak koyu kırmızı renk olarak görülür. 

Buna karşın daha az klorofil içeren kurak yer yüzeyleri ise açık kırmızı renkli olarak film üzerinde görülür. 

Sonuç olarak NIR ışınımı %50 oranında yansıtan bölgenin çok yeşil, buna karşın %15 oranında yansıtan