3

AYLIK BİLİŞİM KÜLTÜRÜ DERGİSİ

111

2014 ARALIK

110

nelerdir, fark nasıl kapanmalıdır?
H. Cemal Tura’nın moderatörlüğünü üstlendiği, 
“Akıllı kentler için ne yapmalıyız?” çalıştayda 
bilişim sektörünün her alanda gündeme gelen 
“Akıllı kent” olgusu ele alındı. Akıllı kent, yerel 
yöneticiler tarafından da artık sık sık telaffuz 
edilmeye başladı. “Peki, kim hangi taraftan 
bakıyor, olması gerekeni ne kadar isabetli 
görüyoruz? 2020’ye kadar ülkemizin Akıllı Kent 
stratejileri ve makro projeleri neler olmalıdır?” 
sorularının yanıtı çalıştayda arandı.

Bilişimin kötüye kullanılması

Suçların teknoloji uyumlu olarak şekil 
değiştirdiği ve hukuk düzeninin bu suçlara 
karşı nasıl bir koruma sağladığı ele alınırken 
bilişim suçlarının temel olarak TCK’da 
düzenlendiği belirtildi. 

İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal 
alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin 
dayanağı olan bilginin, özellikle elektronik 
makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir 
biçimde işlenmesi sağlanır.
Bilgi yok edilir, ifşa edilir, kötüye kullanılır, 
geçersiz kılınır, gizlenir, bozulur ve değiştirilir ve 
bu etkilerden ya bilişim sistemleri olumsuz olarak 
etkilenir ya da doğrudan insan zarar görür. Bilişim 
suçlarıyla bilgiye zarar verilir; bu eylemlere karşı 
ise yasal koruma getirilmeye çalışılır. 
Bilişim suçları temel olarak Türk Ceza Kanunu’nda 
(TCK) düzenlenmiş. Bilişim suçları alanında en 
önemli sorun, bilirkişi sorunudur. 
Sunucu ve networklere belirtilen suçlar 
kapsamında yapılan saldırılara karşı sessiz  
kalınmaması gerekirken, mutlaka suç 
duyurusunda bulunularak, dosya ciddi bir 
şekilde takip altında tutulmalı ve suçluların 
cezalandırılması sağlanmalı.

“Bilişimin kötüye kullanılmasına karşı hukuki 
ve cezai yaptırımlar” konulu panel yöneticiliğini 
İzmir Barosu’ndan Avukat M. Nevhan Akyıldız 
üstlenirken, Akyıldız aynı zamanda fikri ve 
sınai hakların bilişim yoluyla ihlaline karşı ceza 
hukukunun etkin kullanılması başlıklı bir sunum 
gerçekleştirdi. Panelde İstanbul Barosu’ndan 
Avukat Mehmet Ali Köksal, 5651 sayılı yasa 
uygulamaları ve yeni değişikliklerin etkilerini, 
İzmir Barosu’ndan  Avukat Burak Özcü, “Bilişim 

sistemlerinin hukuki yönden” korunmasını, İzmir 
Barosu’ndan Avukat Resul Göksoy “Haberleşme, 
iletişim, özel hayat ve kişisel verilere yönelik 
eylemlere karşı ceza” yaptırımlarını ve İzmir 
Barosu’ndan Avukat Ufuk Kula “Bilişim yoluyla 
haklara tecavüz eylemlerinde” hukuki önlemleri, 
Ankara Barosu’ndan 
Şükrü Durmaz ise “Bilişim suçlarında adli bilişim” 
uygulamalarını aktardı. 

Bilişim sistemlerinin hukuki yönden 

korunması

Özcü, bilişim sistemlerinin hukuki yönden 
korunmasını, sistemi engelleme, bozma, verileri 
yok etme veya değiştirme, banka veya kredi 
kartlarının kötüye kullanılmasını aktardı. Bir 
bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, 
hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya 
devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya 
adli para cezası verildiğini anlatan Özcü, “Bu fiil 
nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya 
değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına 
hükmolunur” diye konuştu. Özcü, sözlerini şöyle 
sürdürdü:

“Düzenlemede korunması amaçlanan hukuki 
yarar, doğrudan bilişim sisteminin güvenliğidir. 
Ancak anlık girişlerin suç olmaması, hukuki yararı 
zedeler. Zira sistemin güvenliği zaten kırılmıştır. 
Burada sistemde yer alanların farklı türlerden 
çıkarları korunmaktadır. Kişisel veriler, özel 
hayat vs. dolayısıyla burada sistemin güvenliği 
konusundaki kanı yok edilmiş olur. Düzenlemede 
fiilin sonucu dikkate alınmamıştır. Kısaca 
belirtmek gerekirse, bu eylemler sonucunda 
zarar olup olmaması önemli değildir. Sadece 
sisteme haksız olarak girilip, söz konusu sistemin 
bütünlüğü ve gizliliği tehdit altına girmiş olur.”

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok 

etme veya değiştirme

 

Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya 
bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası 
ile cezalandırılır. Bu bilişim sistemine yapılacak 
bir saldırının doğrudan yaptırıma bağlanmasıdır. 
Burada bilişim sisteminin fiziki varlığı, yazılımlar 
ve bunların işlemesini sağlayan diğer tüm 
unsurları,  suçun bizzat konusunu oluşturur. 
Korunan şey bilişim sisteminin fiziki yapısıdır 
Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok 

eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme 
veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere 
gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis 
cezası ile cezalandırılır. Bu fıkrada  sistemin fiziki 
yapısından ziyade, sistemin içerisinde barındırdığı 
bilgilerin (fikri mülkiyet hakları, ticari sırlar vs) 
korunması amaçlanmıştır. Bu fiillerin bir banka 
veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya 
kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi 
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
İlk iki fıkranın nitelikli bir hali söz konusudur. 
Özel kredi kuruluşları ile kamu kurumlarına ait 
sistemlere yapılacak saldırılarda yaptırım yarı 
oranında artırılacaktır. Örneğin SPK veya BTK’ya 
yapılacak bir DOS saldırısı bu fıkra kapsamında ele 
alınacaktır.
 

Banka veya kredi kartlarının kötüye 

kullanılması

Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her 
ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde 
bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın 
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası 
olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak 
kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan 

.gün