AYLIK BİLİŞİM KÜLTÜRÜ DERGİSİ

145

2014 ARALIK

144

Bir araştırma

olarak kullanımı Türkiye’de algıları etkilemiştir. 
İsrail Büyükelçiliği’nin sosyal medya, dijital 
iletişim eksenli çalışmalarının kamu diplomasisi 
anlamında başarılı olduğu ve dijital medya alanında 
yaptığı çalışmaların sonuçlarını aldığı söylenebilir.
2013’te dünya genelinde Almanya’ya olumlu 
bakanların oranı yüzde 59, olumsuz bakanların 
oranı yüzde 15’dir. 2014’te dünya genelinde 
Almanya’ya olumlu bakanların oranı yüzde 60’a 
çıkarken, olumsuz bakanların oranı ise yüzde 
18’e yükselmiştir. Buna karşın 2013’te Türkiye’de 
olumlu bakanların oranı yüzde 46, olumsuz 
bakanların oranı ise yüzde 52’dir.  2014’te 
ise olumlu bakanların oranı yüzde 48’e 
yükselirken, olumsuz bakanların oranı bir 
önceki yıla göre büyük oranda gerilemiş ve 
yüzde 24 olarak gerçekleşmiştir. Almanya’ya 
yönelik dünya geneli algıda olumlu ve 
olumsuz yönde küçük çaplı değişikler olurken, 
Almanya Büyükelçiliği’nin dijital medyayı 
stratejik olarak kullanımı Türkiye’de algıları 
etkilemiştir. Almanya Büyükelçiliği’nin sosyal 
medya, dijital iletişim eksenli çalışmalarının 
kamu diplomasisi anlamında başarılı olduğu 
ve dijital medya alanında yaptığı çalışmaların 
sonuçlarını aldığı söylenebilir.
2013’te dünya genelinde Rusya’ya olumlu 
bakanların oranı yüzde 30, olumsuz 
bakanların oranı yüzde yüzde 40’dır. 
2014’te dünya genelinde Rusya’ya olumlu 
bakanların oranı yüzde 31’e çıkarken, 
olumsuz bakanların oranı ise yüzde 45’e 
yükselmiştir. Buna karşın 2013’te Türkiye’de 
olumlu bakanların oranı yüzde 30, olumsuz 
bakanların oranı ise yüzde 46’dır.  2014’te 
ise olumlu bakanların oranı yüzde 36’a 
yükselirken, olumsuz bakanların oranı bir 
önceki yıla göre gerilemiş ve yüzde 23 olarak 
gerçekleşmiştir. Rusya’ya yönelik dünya geneli 
algıda olumlu bakanların oranı değişmez olumsuz 
bakanların oranı artarken Rusya Büyükelçiliği’nin 
dijital medyayı stratejik olarak kullanımı Türkiye’de 
algıları etkilemiştir. Rusya Büyükelçiliği’nin sosyal 
medya, dijital iletişim eksenli çalışmalarının 
kamu diplomasisi anlamında başarılı olduğu 
ve dijital medya alanında yaptığı çalışmaların 
sonuçlarını aldığı söylenebilir. İlk on sırada yer 
alan diğer büyükelçiliklere ait BBC Word Service 
anketinde veri bulunmadığı için karşılaştırmalar 
yapılamamıştır. 

Sonuçlar

Örgütsel iletişimin temelinde, hitap edilen çevrenin 
düşüncelerini etkilemek, destek almak, gerek 
duyulduğunda stratejik karar mekanizmalarını 
işleterek örgüt fonksiyonlarında ve işleyişinde 
bir takım uygulamaları yönlendirmek düşüncesi 
yatar. Küreselleşme ve dijital mecralardaki 
gelişmeler dünya toplumlarını bir ağ toplumuna 
dönüştürmüştür. Örgütsel süreçler ve 
iletişim de bundan etkilenmektedir. Şebeke 
örgütlerden, sanal gruplara kadar küresel köyün 
vatandaşları çok farklı örgütlenme şekilleri 
geliştirmişlerdir. İnsanlık fiziki ortamlardan 

bilginin hızla yaygınlaştığı sanal yaşam alanlarına 
taşınmaktadır. Bu yeni yerleşim alanlarına 
ayak uyduramayan işletme ve markalar kadar, 
resmi organizasyonlar da zemin kaybetmekle 
karşı karşıya kalmaktadırlar. Bireyleri sosyal ve 
demografik durumlarına bakmaksızın ciddi şekilde 
etkileyen dijital devrim; siyasetin, diplomasinin 
ve ticaretin belirleyicisi olmakta, sosyal medya 
alanları standart koyan mekânlar haline 
gelmektedir. 
Sosyal medya sadece hikâyesini anlatmak 
isteyenlerin değil, kendi geleceğini diğerleriyle 
irtibatta gören örgütlerin aralarındaki biçimsel 
ilişkileri geliştirme ortamlarına dönüşmüştür. 

Bu biçimsel ilişki mekânları yeni kargaşa 
ortamlarını da üretme kapasitesine sahiptir. Dijital 
ortamlarda kimlikler yeniden tasarımlanmakta, 
halklar sanal sokaklarda örgütlenip yeryüzünün 
gerçek sokaklarına yön verebilecek güce 
kavuşturulmaktadır.
İletişimin üzerindeki denetim sosyal medya 
ortamlarının yaygınlaşmasıyla kontrol dışı kalmaya 
başlamıştır. Twitter devrimlerinde görülmüştür 
ki beş altı kişilik profesyonel ekipler önceden 
biriktirilen yumuşak güç unsurlarını devreye 
sokarak ülkelerin iç işlerini karıştırılabilecek 
yeteneğe kavuşmuşlardır. Bu yeni bir iş alanı 

üreterek devrim ihraç eden 
uluslararası örgütlerin 
oluşumunu sağlamıştır. Devrim 
artık uluslararası alanda 
pazarlanan bir ürün haline 
dönüşmüştür. 
Tüm süreçlerin herkesin gözü 
önünde yaşandığı 21. yüzyılda 
sosyal medya vazgeçilmez 
örgütlenme araçlarından 
biri haline gelmiştir. Dünya 
artık tam anlamıyla bir imaj 
ve iletişim dünyası halini 
almıştır.  Dijital dünyada 
örgütler ilişki ve iletişim ağlarını 
yönetemezlerse, imaj ve itibar 
suikastlarına maruz kalma 
ihtimalleri katlanmaktadır. İmaj 
ve itibar yönetimi düne göre, 
bugün daha önemli bir hale 
gelmiştir. İtibar suikastları siber 
hızla yaygınlaştırabilmektedir. 
Bu suikast girişimlerine 

karşı hazırlıklı olmak için iletişim ortamlarını 
çeşitlendirmek, dijital mecralarda aktif olmak 
ve bu mecraları profesyonel ekiplerle yönetmek 
gerekmektedir. 
Büyükelçilikler yürüttükleri iş ve ürettikleri 
hizmetin gereği uluslararası nitelik taşıyan resmi 
örgütlerdir. Gerek köken, gerekse muhatap ülke 
vatandaşlarına hizmet üreten örgütsel yapılar 
olarak büyükelçilikler iç ve dış kamularla sürekli 
irtibat halindedirler. Büyükelçilikler ülkelerin aynı 
zamanda ileri kamu diplomasisi kurumlarıdır. 
Dijital mecralar tüm örgütsel yapılar için olduğu 
gibi büyükelçilikler için de ihmal edilemez bir 
iletişim alanıdır. Ankara’daki büyükelçiliklerin 

bu alanda yeteri kadar yatırım yaptıklarını 
söylemek pek de mümkün görünmemektedir. 
Büyükelçiliklerin yüzde 32’sinin web sitesi dahi 
bulunmamaktadır. Yüzde 64’ü hiçbir sosyal medya 
platformunu kullanmamaktadır. Oysa elçilikler için 
muhatap kitlenin ruh halinin ivedilikle kavranması, 
zamanın oluşturduğu sıkıntıların bertaraf edilmesi 
için dijital diplomasi göz ardı edilemeyecek bir 
araçtır.
Sosyal medyanın imkânlarından üst seviyede 
yararlanmaya çalışan az sayıdaki büyükelçiliğin 
farklı sosyal medya platformlarını birbiriyle 
etkileşimli olarak kullandıkları tespit edilmiştir. 
Sosyal medya platformlarındaki çeşitlilik farklı 
kitlelere, çok farklı yöntemlerle ulaşmayı mümkün 
kılmaktadır. Büyükelçiliklerin bir kısmının 
kendisine ait sosyal medya platformu olmadığı 
için web sitelerinden ülke dışişleri bakanlıklarına 
ait sosyal medya linklerine yönlendirme yaptıkları 
belirlenmiştir. 
Elçiliklerin etkin dijital iletişim ve verimli kamu 
diplomasisi için birden fazla platform kullanması 
kaçınılmazdır. Araştırma ortaya koymuştur ki, 
birden fazla platform kullanan elçilikler, dijital 
iletişim stratejisinin bileşeni olarak Facebook 
veya Twitter’dan en az birini kullanmaktadırlar. 
Büyükelçilikler açısından Twitter ve Facebook 
en popüler iki platform olarak tescillenmiştir. 
Sosyal medya platformlarının dijital diplomasinin 
kullanımında çeşitlilik kazanması, her açıdan 
esneklik sağlamaktadır. Farklı sosyal medya 
araçları, hem farklı kitlelere ulaşmayı hem 
de farklı yöntemler kullanabilmeyi mümkün 
kılmaktadır. Sözün yanına görselleştirmenin 
de eklenmesiyle dijital iletişimin etki katsayısı 
artırılabilmektedir.
Web sitelerinden sosyal medya platformlarına 
yapılan bağlantılar, dijital iletişimde sosyal 
medyanın araçsallaştırılmasındaki başarıyı 
yükseltmektedir. Linkler kullanıcıların 
büyükelçiliklerle iletişim ortamları yaratmasında 
açık kapı görevi görmektedir. Web sitesi bulunup 
sosyal medya kullanan elçiliklerin yüzde 60’ı 
web sitesinden büyükelçiliğe ait sosyal medya 
platformlardan en az birine link vermiştir. yüzde 
40’ının ise web sitesinde böyle bir işlevsellik 
izlenmemiştir. Link vermeyenler için web 1.0 ile 
web 2.0 kullanımı açısından bir eksiklik olduğu, 
stratejik bir uyum sağlanamadığı tescillenmiştir.
ABD Büyükelçiliği’nin örgütsel iletişim ve