AYLIK BİLİŞİM KÜLTÜRÜ DERGİSİ

147

2014 ARALIK

146

Bir araştırma

kamu diplomasisi süreçlerini yönetirken 
sosyal medyanın olanaklarından etkin şekilde 
yararlandığı bu bağlamda Facebook ve Twitter’ı 
en yoğun kullanan büyükelçilik olduğu tespit 
edilmiştir. İngiltere ve Pakistan büyükelçiliklerinin 
de kamu diplomasisi uygulamalarında, halkla 
ilişkiler, imaj ve itibar yönetimi gibi konularda 
sosyal medyanın imkânlarını etkin şekilde 
kullandıkları tespit edilmiştir. Almanya, İsrail ve 
Yunanistan büyükelçiliklerinin sosyal medyayı 
düzenli olarak kullandıkları belirlenirken, diğer 
büyükelçiliklerinin düzensiz bir sosyal medya 
kullanımları olduğu tespit edilmiştir. Aynı anda 
beş sosyal medya platformunu kullanan bir 
büyükelçilik bulunurken, İngiltere, Pakistan, 
Yunanistan ve Somali büyükelçiliklerinin aynı 
anda dört sosyal medya 
platformu kullandıkları 
tespit edilmiştir. 
İrtibat tesisi açısından 
önemli bir unsur olarak 
en fazla Twitter hesabını 
İsrail Büyükelçiliği’nin 
takip ettiği 
belirlenirken, en fazla 
takipçi sayısının ise 
ABD Büyükelçiliği’ne ait 
olduğu tescillenmiştir. 
Elçiliklerin ekseriyetinin 
diğer elçilik hesaplarını 
takip etmedikleri, takip 
edenlerin ise bu işi 
birkaç hesapla sınırlı 
tuttukları belirlenmiştir. 
Elçilikler arası işbirliği, 
karşılıklı yatırım 
alışverişleri, ülkeler 
arası işbirliğinin üçüncü 
tarafları da işin içerisine 
katarak yürütülmesi 
değer taşımasına 
rağmen, elçiliklerin 
birbirlerinin hesaplarını 
takip etmiyor olmaları 
kamu diplomasisinin 
etkin kullanımı 
açısından bir zaaf olarak 
değerlendirilmiştir. 
Diğer elçiliklerce 
en fazla takip 

edilen hesabın ABD Büyükelçiliği’ne ait olduğu 
belirlenmiştir. 
Büyükelçiliklerin; Türkiye’de en fazla Dışişleri 
Bakanlığı’nın resmi Twitter hesabını takip ettikleri, 
devlet adamları sıralamasında ise Cumhurbaşkanı 
ve Dışişleri Bakanı’nın eşit oranda büyükelçilik 
tarafından takip edildikleri belirlenmiştir.   
Bu bağlamda ABD, İngiltere ve Pakistan 
büyükelçiliklerinin dijital medya kullanımında 
önemli bir fark yarattıkları, elde edilen sonuçların 
BBC Word Service tarafından gerçekleştirilen 
Dünya Algı Anketi’nin Türkiye bölümünde elde 
edilen sonuçlarla örtüştüğü belirlenirken, 
büyükelçiliklerin ekseriyetinin “örgütsel iletişimde 
dijital medyanın olanaklarından stratejik bir düzen 
içerisinde yararlanamadıkları” görülmüştür.

Öneriler

Dijital medya örgütlerin çalıştığı ortamları 
ayırmakta, geleneksel fiziki alan ve post modern 
sanal alan şeklinde yeniden sınıflandırmaktadır. 
Örgütler fiziki alanın dilini (iletişimi) ne kadar 
başarılı yönetseler de yeterli olamayacaklarından, 
sanal alanın on-line dilini de kavramak, bu iletişim 
şeklini işletmenin geleneksel diline entegre 
etmek durumunda kalacaklardır. Şimdilik sanal 
örgütlerin tamamen fiziksel örgütün yerine 
geçmesi beklenmezken, bu gelişmenin tüm 
örgütsel davranışları yeniden şekillendireceği, 
karmaşıklaştıracağı ve bir kısmını revize edeceği 
öngörülebilmektedir. Bu değişim ülkeden ülkeye, 
örgütten örgüte farklılıklar gösterebilecektir.

Twitterve Facebookbaşta olmak üzere 
tüm sosyal medya platformları örgütsel 
iletişimde vazgeçilmez alanlardır. Örgütler 
web sayfaları ve sosyal medya ortamlarını 
birbiriyle etkileşimli olarak yönetmelidirler. 
Web sayfaları örgütler için ön büro görevi 
görmelidir. İşletmeler için web sayfaları halkla 
ilişkiler birimi ve sanal vitrin olarak hizmet 
vermelidir.  Örgütler tüm iş süreçlerinde 
sosyal medyayı kullanmalı, çalışanlarını 
bu süreçlere adapte etmelidir. Atılan tweet 
ve yayılan mesajlar bir stratejinin parçası 
olmalıdır. Twitter iletişime hem zamansal 
hem de işlevsel nitelik kazandıracak bir 
platform olarak yükselişini sürdürmektedir. 
İşletmeler mutlaka twitter vb. platformlarda 
yerlerini almalıdırlar.  Organizasyon yapıları 
dijital medya ortamlarındaki gelişmelere göre 
yeniden kurgulanmalıdır. 
Örgütlerin dijital alanı başarılı yönetebilmeleri 
bu alanın işletmenin bir birimi olarak 
algılanmasına bağlıdır. İşletmeler dijital 
medya bürolarını kurmalı, konuya vakıf 
yazar, editör, tasarımcı ve video üreticileri 
ile irtibat halinde stratejik bir yönetim 
sistemi oluşturmalıdırlar. Sosyal medya 
yönetimi profesyonel ekipler eliyle 
gerçekleştirilmelidir.
Dünya algı dünyası haline gelmiş 
ve algılar dijital ortamlar üzerinden 
şekillendirilmektedir. Dijital ortamları 
yönetemeyen örgütlerin algıları da yönetmesi 

mümkün değildir. Sosyal medyayı yönetmek 
itibar ve imaj yönetimiyle eşdeğer hale gelmiştir. 
On-line itibar kavramı iyice anlaşılmalı ve 
yönetilebilmelidir. 
Sosyal medya büyükelçilikler açısından her 
an ulaşılabilecek bir elçilik niteliği taşımalıdır. 
Görselleştirme ile dijital diplomasinin etki 
derecesi artırılabilecektir. Twitter bir örgütlenme 
ve yumuşak güç kaynağı olarak ele alınmalıdır. 
Büyükelçilikler; etkin bir kamu diplomasisi 
ve örgütsel iletişim için yetkilendirilmiş dijital 
diplomatlar, sosyal medya uzmanları istihdam 
etmelidir. Büyükelçiliklerin Twitter hesaplarının 
bulunması, bunların gerçek anlamıyla bir örgütsel 
iletişim mekanizması olarak kullanılabildiği, 
kamu diplomasisi süreçlerinde aktif şekilde 
yararlanılabildiği anlamı taşımamaktadır. 
Atılan tweetler bir aksiyon oluşturamıyor, geri 
dönüşüm sağlanamıyor, topluluklar harekete 
geçirilemiyorsa kuru bir dijital diplomasi 
faaliyetinin kimseye faydası bulunmamaktadır. 
Örgütsel yapılar olarak elçiliklerin gerek kamu 
diplomasisi, gerekse diğer örgütsel görevlerinde 
dijital medyanın getirilerinden uzak durmaları 
düşünülemez. Bu alanda yatırım yapmayan 
büyükelçiliklerin, 21. yüzyılda geleneksel örgütsel 
iletişim yöntemleriyle rakiplerinin gerisinde 
kalacakları aşikârdır. 
Gerek diğer örgütler, gerekse büyükelçilikler 
açısından web sayfaları ve sosyal medya 
her an ulaşılabilir irtibat noktası, çift taraflı 
etkileşim sağlayan ön büro görevi görmelidir. 
Bunu başaran firma, şirket, bürokratik yapı ve 
sivil toplum örgütleri halkla ilişkiler, imaj ve 
marka yönetiminde rakipleri karşısında önemli 
farklar yaratacaklardır. Büyükelçiliklerden yola 
çıkarak tüm örgütlerin dijital medya kullanım 
performansları incelenmeli, rakiplerine bakılmalı, 
buna uygun politikalar geliştirilmelidir. Yer ve 
zamandan bağımsız olarak büyük sayıda, farklı 
nitelikte müşteriye ulaşmanın ve etkilemenin yolu 
dijital medya ortamlarını iş süreçlerinde başarılı 
şekilde kullanmaktan geçmektedir. Dijitalleşen 
yenidünya düzeninde elçiliklerde olduğu gibi 
işletmelerde kendilerini bu şekilde pazarlayabilir, 
görevlerini etkili şekilde yürütebilirler.